İYİ Parti Van İl Teşkilatı basınla buluştu

İYİ Parti Van İl Başkanı Selim Özgökçe ve parti teşkilatı kentte görev yapan ulusal ve yerel basın mensuplarıyla bir araya geldi. Başkan Özgökçe’nin gündeminde  Van’ın ve ülkenin ekonomik sorunları vardı.

Programda İYİ Parti Van İl Başkanı Selim Özgökçe, İpekyolu İlçe Başkanı Serkan Saygın, parti gönüllüleri ve çok sayıda basın mensubu yer aldı. Programda konuşan İYİ Parti Van İl Başkanı Selim Özgökçe, pandemi döneminde esnafın yaşadığı sıkıntıları hatırlatarak; “Van’ımızın esnafı hak ettiği şekilde bir çalışmayla bu ekonomik havuzdan kurtulur. Temennimiz odur ki Van esnafı gelen İranlılara muhtaç olmasın. Kendi döngüsüyle, kendi üretimiyle Van ekonomisine istihdam sağlayabilsin. Ekonomi ne kadar güçlü olsa, istihdam da büyük o kadar güçlü olur.” Dedi.

SADECE SİYASİLERİN DEĞİL, HERKESİN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMASI GEREK

Son zamanlarda Van’da özellikle yemek, giyim, kafe ve otel sektörleri başta olmak üzere mekanların çoğaldığını belirten Başkan Özgökçe, “Son yirmi yılda Van’da en çok taşınan iş yeri restoran, lokanta, otel, kafe ve giyim. Neden? Çünkü bizim yanı başımızda bir ülke var.Son beş yıl içerisinde İran’dan Van’a gelen 500 bin turist var. Bu turistler kente kişi başı bin dolardan fazla para harcıyor. Doğal olarak da bizim şehrimizdeki insanlarımız bu iş alanlarına yöneldiler. Şehrin nüfusu 1 milyon 400 bin. Normalde bizim 30 otele ihtiyacımız var. Ama Van’da şu anda 152  tane otel var. Şehrin normalde bu kadar giyim mazasına ihtiyacı yok ama her köşe başında, her sokakta mahalle aralarında bile kafeler açıldı. Hatta İranlıların kültürüne göre lokantalar açılmaya başlandı. Dolayısıyla diyorum ki tamamen bu ihtiyaca binaen iş yerleri açıldı ve çok büyük paralar harcandı. Ama gelin görün ki pandemi sürecinde bu iş yerlerinin birçoğu zarar edip kapandı. İnsanlar vergi borçlarını, işçi maaşlarını ödeyemedi. Ciddi sıkıntılar yaşandı ve hala o sıkıntılar devam etmekte. Ama bugün çok şükür pandemi süreci kısmen de olsa atlatılmış fakat esnafın beli hala bükük durumdadır. Halen sigortasını ödeyememiş, alan vergisini ödeyemeyen, kirasını ödeyemeyen esnaflarımızın sayısı çok fazla. Ama sadece Van merkezdeki esnafın düzelmesiyle de bu iş bitmiyor.” Şeklinde konuştu.

Çiftçimiz kötü durumda, köylümüz kötü durumda. Her alanda sıkıntılı durumdayız. İnşallah Kapıköy Sınır Kapısı Van’ımızın esnafının hak ettiği bir şekilde yapılacak olan çalışmayla bu ekonomik havuzdan kurtulur. Bununla beraber işçi sayısını arttıramazsak doğal olarak iş konusunda sıkıntı yaşayacağız. Yani ekonomimizle istihdam birbirine bağlıdır. Bu anlamda inşallah bizler İYİ Parti olarak elimizde geleni yapacağız. Tabii ki bu sadece siyasi partilerin de yapabileceği bir şey değil. Odaların, STK’ların, derneklerin, sizlerin de destekleriyle olacak bir şeydir. Sizler de bizler de hem esnaf olarak hem birey olarak hem de siyasi parti olarak hepimiz elimizi taşın altına koymak zorundayız.’’

‘VAN HALKI SEÇİMDEN SONRA UNUTULAN MAZLUM VE GARİP BİR HALK’

Genel Başkan Meral Akşener’in Van ile alakalı düşüncelerini de paylaşan Özgökçe ; ‘’Genel başkanımız biliyorsunuz Van’a geldi. Van’da biz bir esnaf ziyareti düzenlemiştik. Çaldıran ilçemizde, Erciş ilçemizde ve Van merkezde, İpekyolu ilçemizde genel başkanımızla rastgele dükkanlara girmeyi belirlemiştik ama ne yazık ki o programı uygulayamadık. Çünkü halkımızın genel başkanımıza teveccühü o kadar çoktu ki esnaf ziyareti bir halk buluşmasına dönüştü. Genel başkanımızla bir durum değerlendirmesi yaptık ve bana şunları iletti; ‘Şehrinize geldik, çok sevindik, mutlu olduk. Partimiz adına bizlere gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı mutluyuz ama ben Van’da şunu gördüm; otuz yıldır HDP’nin, son yirmi yıldır da AKP’nin hoyratça kullandığı, halkın umutlarını tükettikleri ve her seçimde yalanla kandırılarak oylarını alıp Van halkını kullandıklarını, seçimden sonra da unutulan mazlum ve garip bir halk gördüm. aNüfus ve yüzölçümü olarak büyük bir kent ama ne yazık ki yatırım, ekonomi ve istihdam açısından ciddi anlamda eksik bırakılmış bir şehir. Büyük medeniyetlere başkentlik yapmış, tarihi ve kültürü ve coğrafyası açısından bu günleri hak etmeyen Van’ımıza ve Van halkına sahip çıkmalı, çok çalışmalı ve bu halkı hak ettiği yaşama kavuşturmalıyız.’ Biz de İYİ Parti Van ailesi olarak sizlere diyoruz ki biz siyasi parti olmaktan ziyade bir yuvayız.’’

ÖZGÖKÇE’DEN SEÇİM VAATLERİ

‘’Türkiye’de 7 milyon yoksul çocuk var. Bu Norveç, Danimarka, İrlanda gibi ülkelerin toplam nüfusundan daha fazla. Peki biz bu yoksulluğu gidermek için çocuklarımızın fırsat eşitsizliğini azaltmak için ne yapacağız?
Ulusal ebelik programı ile herkese çocuğun doğduğundan itibaren bir birey olduğunu ve o bireyin hakları olduğunu hatırlatacağız. Çocukların mahallelerdeki kreşlerde okumalarını sağlayacağız ve böylelikle bütün çocuklarımıza daha ilk baştan fırsat eşitliğini sağlayacağız.
Daha sonra okula gittiği zaman çocukların sağlıklı beslenmeleri için bedava kahvaltı ve öğle yemeği vereceğiz. Böylelikle fırsat eşitliğini ilk andan itibaren hissetmeye başlayacaklar.
18-26 yaş arasındaki gençlerimize ayda 1700 lira vereceğiz ve bu gençlerin hem sosyalleşmesini hem gerekirse eğitime daha fazla para harcamasını he m de normal hayatta kendilerini bir birey olarak hissetmelerini sağlayacağız. Bununla beraber üniversite mezunu olduğu zaman kredi Yurtlar Kurumu borcu olan ve bunu ödemekte zorlanan gençlerimiz için de sosyal sorumluluk projelerinde çalışarak kredi Yurtlar Kurumu borçlarını ödemelerinin yolunu açacağız. Borçlarını ödemeleri için engelli bir vatandaşımıza kitap okuyarak kredi Yurtlar Kurumu borcundan düşmesini sağlayacağız. . Ya da bir hayvan sever ise hafta sonu bir barınakta zaman geçirerek tekrardan kredi borcundan düşüreceğiz.
Yani özetle birey doğduğu andan itibaren 26 yaşına gelene kadar sosyal devleti hayatın bütün alanlarında hissedecek.

Meclisin bütçe hakkını kuvvetlendirecek, ödenek üstü harcama yapılmasına asla müsaade etmeyeceğiz.Türkiye Büyük Millet meclisinde devlet harcamalarının daha iyi denetlenmesi amacıyla muhalefet partisi başkanlığında kesin hesap komisyonu kuracağız.Yolsuzluk iddialarına ilişkin soruşturmalar tamamlayıp bağımsız yargıya teslim edeceğiz.Yolsuzluk yapanın yaptığı yanına kalmayacak. Devletin mali denetim ve kontrol sistemini güçlendireceğiz.Kamu ihale mevzuatının yolsuzluğa ve hırsızlığa yol vermeyecek şekilde değiştireceğiz. Devlette israfa şatafata son vereceğiz. Boş arazilerin ekilmesi sağlayacak çiftçilerin yüzünü güldürecek tarımsal destekleme ve fiyat politikası uygulayacağız. Tarımsal destekleri bugünkü seviyesinin 3 katına çıkartacağız. Eşi çalışmayan ve çocuklu ailelere daha fazla destek sağlayacağız.
Asgari ücretin altında gelir elde eden usta öğretici tarım danışmanı, ücretli öğretmenlerin gelirlerini artıracağız. Atama bekleyen öğretmen ve sağlıkçıların sesine kulak vereceğiz. Iktisadi idari Bilimler Fakültesi mezunlarının daha iyi iş bulmaları için imkanlar hazırlayacağız. Mevcut iktidar, bilgisiz, Fransız tutarsız politikaları ile ekonomiyi üretimden koparmıştır. Yanlış maliye ve para politikaları ile hazinemizi aşırı borçlandırmıştır. Bozulan gelir dağılımı ile milletimizin büyük bir kısmı derin yoksulluğun içine sürüklenmiştir. Sadece Mayıs ayı itibarıyla iç borçdaki faizlerinin toplamı 2 trilyon’a ulaşmıştır. Tarihimizde ilk kez faiz ödemeleri ana para ödemelerini geçmiştir. Bunlara son vermeye geliyoruz. Nasıl mı kısa vadeli değil, uzun vadeli reformları, yapısal reformlarımızı, adaleti, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve en önemlisi özgürlükleri önceleyerek şeffaf, hesap verebilir, öngörülebilir bir devlet anlayışını hakim kılacağız.’’ Diyerek konuşmasını noktaladı.

Bir yorum bırak
Mail adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.